Kapitülasyonlar ilk defa nerede reddedildi ?

Damla Sevval

New member
Kapitülasyonlar: İlk Nerede Reddedildi? İşte Tarihin En İyi "Hayır" Dediği An!

Merhaba forumdaşlar! Bugün, tarih kitaplarında rastladığımız ve genellikle çok ciddiye aldığımız bir konuyu biraz eğlenceli bir şekilde ele almak istiyorum. Biliyorsunuz, Osmanlı İmparatorluğu ve kapitülasyonlar... O kadar fazla sözü geçti ki, yeri geldiğinde bir tüy gibi hafif, bir dağ gibi ağır oldular. Ama bugün soruyorum: Kapitülasyonlar ilk defa nerede reddedildi? Kim, tarihsel bir “Hayır!” çekerek bu hakkı bir kenara itti? Bunu eğlenceli bir şekilde tartışalım, çünkü tarih her zaman ciddi olmak zorunda değil, değil mi? Hep birlikte biraz kahkaha atalım!

Kapitülasyonlar Nedir? “Özel İzinli Geçiş!”

Öncelikle “kapitülasyon” kelimesini herkesin bildiğinden emin olalım. Bu kelime, Osmanlı İmparatorluğu zamanında yabancı ülkelere, örneğin Fransızlar’a veya İngilizler’e verilen ekonomik ayrıcalıklara denir. Yani, mesela bir Fransız bir Osmanlı toprağında istediği gibi iş yapabilirken, yerli halkın ödemesi gereken vergilerden daha azını öderdi. Bu durum, genellikle yabancıların işine yarar, yerli halkı ise biraz üzermiş.

Erkeklerin bakış açısıyla, bir stratejik anlaşma gibi görülebilir bu. “Her iki taraf da kazanıyor, değil mi?” dediklerinde, genellikle çözüm odaklı bir yaklaşım sergilerler. Ancak, bu “dışarıdan gelen büyük anlaşmalar” yerel halkı mutsuz etmeye başladığında, kimse hiç kimsenin “özel izinli geçiş” yapmasına hoş bakmaz. Özellikle de, Osmanlı'da işler ters gitmeye başladığında, bir noktada bu kapitülasyonlar gerçekten de “fazla” olmaya başlamıştı.

Ama işin aslında çok daha renkli bir kısmı var. Bu ayrıcalıklara karşı gösterilen ilk ciddi direniş, tam da beklenmedik bir şekilde, en az beklenen yerde gerçekleşmişti: Kadir-i Feryat Köyü! (Tabii ki şaka, bu köy gerçek değil! Ama düşünsenize, çok eğlenceli olurdu, değil mi?) Gerçekten bu başlık kadar esprili olan bir yer yoktu, ama gelin tarihsel olaya biraz daha derinlemesine bakalım!

Osmanlı’da İlk “Hayır!”: Kapitülasyonlar Nerede Reddedildi?

Gerçekten de, Osmanlı'da kapitülasyonların ilk ciddi reddedildiği an 18. yüzyılın sonlarına doğru İstanbul'da yaşandı. Hani böyle sabah kahvesini içmiş bir adam var ya, bir de sabahın köründe günlüğünü karalayan tipler… İşte onlardan biri, bir sabah, Osmanlı hükümetine şöyle dedi: “Yahu, bu kadar ‘özgürlük’ çok fazla. Durun bakalım, biraz da yerel halkın hakkını koruyalım!”

Tabii ki bu ilk tepkiler, erkeklerin daha çok çözüm odaklı, mantıklı düşüncelerini sergileyen stratejik kararlar değildi. Fakat kadının bakış açısıyla, bir anlamda toplumsal ve empatik bir yaklaşım da devreye girdi. Kadınlar, bu “yabancıların imtiyazları” yüzünden Türk halkının mağdur olmasına dayanamadılar. Yani hem stratejik, hem empatik bakış açıları birleşerek bir araya geldi ve sonuç, kapitülasyonların ilk reddedilmesi oldu.

Kapitülasyonların Sonraki “Hayır”ı: Kimse Artık Bu İşe “Evet” Demedi!

Gelin, şimdi 19. yüzyılın başlarına doğru biraz ilerleyelim. Yabancıların bu imtiyazlarındaki artış, Osmanlı İmparatorluğu’nun gücünü ciddi şekilde zayıflatıyordu. Ama işte, tarihsel esprileri yapacak olursak, kimse artık sadece “Hayır!” demekle kalmadı, bir de üstüne “Kesinlikle hayır!” diyerek, bütün imparatorluğa, “Kapitülasyonlar, artık bitti!” mesajını vermek için elinden geleni yaptı.

Bu noktada, erkeklerin stratejik bakış açısının baskın olduğu bir dönemde, toplumsal tepkiler de artmaya başlamıştı. Ama kadınlar da empatik bir şekilde, toplumun, halkın hakları için bir adım atılması gerektiğini savundular. Osmanlı'da yerel halkın haklarını savunanlar, sadece stratejik adımlar atmakla kalmadı, aynı zamanda toplumun ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurdular. Bu da halkın daha eşit şartlarda yaşamaya başlamasını sağladı.

Şimdi, tabii ki şunu sormak istiyorum: Kapitülasyonları kim reddetti diye sormadan önce, kim gerçekten kazandı? Osmanlı hükümeti, gerçekten de kazanmış olabilir mi, yoksa halk mı? Bunu tartışmaya değer! Bakalım forumdaşlar, kim daha çok kazandı?

Kapitülasyonların Bir Sonraki “Hayır”ı: Yeni Nesil Kapitülasyonlar![color]

Hadi bir anlık espri yapalım, kapıdan geçerken fark ettiğimiz “gizli anlaşmalar” da dahil olmak üzere, belki de gelecekte yeni nesil kapitülasyonlar ortaya çıkacak. Örneğin, şu anki dönemde, “kapitülasyonlar” diyoruz ama dijital dünyada yaşadığımız imtiyazlar, büyük teknoloji şirketlerinin, ülkelerden daha fazla “kapitülasyon” sahibi olmasını sağlayabilir. Yani, bir bakıma dijital imtiyazlar, geleceğin “kapitülasyonları” olabilir!

Ama, bu düşünceden sonra tekrar diyorum: Eğer “kapitülasyon” deyince, zihnimizde hep o tarihi olaylar geliyorsa, teknoloji şirketlerine karşı da bugün “Hayır!” diyebilmek için bazı stratejik hamleler gerekiyor.

Sonuç: “Hayır” Demek Her Zaman Cesaret İster!

O zaman forumdaşlar, şunu soruyorum: Kapitülasyonlar, geçmişin en güzel "Hayır!" yanıtlarını verdi. Ama günümüzde, acaba biz bu imtiyazlara, “Hayır!” diyebilir miyiz? Dijital dünyada, teknolojik devlere karşı bir duruş sergileyebilir miyiz? Veya yine tarihsel bir espri yapacak olursak, acaba bu “Hayır”ları gelecekte nasıl eğlenceli bir şekilde vereceğiz?

Forumda hep birlikte bu konuda beyin fırtınası yapalım!
 
Üst