Türkler Şaman mı pagan mı ?

Damla

New member
Türkler Şaman mı, Pagan mı? Kültürler Arası Bir Bakış

Türkler’in dini inançları, tarihsel süreçlerde sürekli değişim ve dönüşüm geçirmiş, bu da pek çok farklı kültürel etkileşime ve yerel geleneklerin şekillenmesine olanak tanımıştır. Şamanizm ve Paganizm, Türkler’in eski inanç sistemleri arasında yer almakla birlikte, her iki kavramın kökenleri ve anlamları zamanla derin bir şekilde evrilmiştir. Peki, Türkler’in tarihsel inanç sistemini anlamak için Şamanizm ve Paganizm’i sadece tarihsel bakış açısından mı değerlendirmeliyiz? Yoksa her iki inanç biçimini daha geniş bir kültürel bağlamda mı ele almalıyız? Bu yazıda, Türkler’in eski inançlarını hem kültürel hem de tarihsel boyutuyla inceleyecek, farklı toplumlar ve kültürler açısından konuyu değerlendireceğiz. Küresel dinamiklerin bu inançları nasıl şekillendirdiğini tartışarak, farklı kültürlerin benzerlikleri ve farklılıkları üzerinden bir analiz yapacağız.

Şamanizm ve Paganizm: Tanımlar ve Temel Farklar

Şamanizm, geleneksel olarak doğa ile uyum içinde yaşayan topluluklarda, doğa ruhlarıyla iletişim kuran ve hastalıkları tedavi eden kişilere (şamanlara) dayalı bir inanç sistemidir. Şamanlar, genellikle ruhsal dünyaya geçiş yaparak insanlara rehberlik eder ve toplumları yönlendirme işlevini üstlenirler. Türkler’in Orta Asya’daki eski topluluklarında, şamanlar önemli bir yer tutmuş ve bu inanç sistemi, Türklerin geleneksel din anlayışını şekillendirmiştir. Türk Şamanizmi, atalar kültü ve doğa ile iç içe olma gibi öğeleri de içerir.

Paganizm ise çok tanrılı inanç sistemlerini ifade eden geniş bir kavramdır. Paganizm, genellikle doğa güçlerine tapınma ve çeşitli tanrılara inanma temeline dayanır. Türkler’in eski inançlarında, güneş, ay, dağlar ve nehirler gibi doğa unsurlarının kutsal kabul edilmesi de bu çoktanrılı inanç biçiminin bir örneğidir. Paganizm, genellikle tek bir tanrıya tapınmak yerine, birden fazla tanrı ve doğa gücü ile ilişkilidir.

Türkler’in Şamanizm ve Paganizm ile İlişkisi

Türkler’in Orta Asya’daki ilk dönemlerinde Şamanizm ve Paganizm arasında bir ayrım yapmanın zor olduğunu söylemek mümkündür. Her iki inanç biçimi de, doğa ile iç içe olan, göçebe ve tarıma dayalı toplumlarda benzer şekilde şekillenmiştir. Türkler’in bu dönemdeki inançları, tabiatın kutsallığına ve ruhsal dünyanın varlığına inanan bir bakış açısına dayanıyordu. Ataların ruhlarına saygı gösterilmesi, doğanın gücüne inanılması ve toplumsal ritüellerin doğa olaylarıyla ilişkilendirilmesi, Türkler’in her iki inanç sistemine olan bağlılıklarını gösterir.

Ancak Türkler, zamanla diğer kültürlerle etkileşimde bulunarak, dini inançlarını şekillendirmeye başlamıştır. Özellikle İslamiyet’in kabulüyle birlikte, şamanizm ve paganizm unsurlarının zamanla azaldığını, ancak halk inançlarında ve geleneklerde bazı izlerin devam ettiğini görmek mümkündür. Bu durum, bir bakıma Türkler’in tarihsel süreçteki dinamik dönüşümünü de gözler önüne serer.

Kültürel Bağlamda Şamanizm ve Paganizm: Küresel Dinamikler

Türkler’in Şamanizm ve Paganizm ile olan ilişkisini incelerken, yalnızca yerel bir bağlamda değil, küresel bir bakış açısıyla da değerlendirmek önemlidir. Özellikle Orta Asya’daki eski Türk toplulukları, diğer kavimlerle yoğun etkileşim halindeydi. Çin, Pers, Hint ve Arap kültürleriyle olan temaslar, Türkler’in inanç sistemlerini derinden etkiledi. Bu etkileşimler, Türklerin dini inançlarının sadece yerel unsurların birleşiminden ibaret olmayıp, bölgesel ve küresel bir dinamikle şekillendiğini gösterir.

Örneğin, Persler’in çok tanrılı inanç sistemleri, Türkler üzerinde büyük bir etki bırakmış ve bazı pagan inançlarının kökenleri bu etkileşimle derinleşmiştir. Aynı şekilde, Türklerin göç ettikleri coğrafyalarda karşılaştıkları çeşitli şamanist topluluklar da Türklerin inanç sistemlerinin gelişiminde belirleyici olmuştur.

Erkekler ve Kadınlar Üzerinden Şamanizm ve Paganizmin Toplumsal Rolü

Türkler’in eski inançlarında, erkeklerin genellikle bireysel başarıya odaklandığı, kadınların ise toplumsal ilişkiler ve kültürel etkileşimlerde önemli bir rol oynadığı gözlemlenebilir. Erkekler, şamanlık ve diğer dini liderlik rollerinde genellikle doğrudan etkiye sahipken, kadınlar ise ritüellerde, aile içi dini roller ve toplumsal kültürel bağlamda önemli bir işlev görmüşlerdir. Bu durum, Türkler’in dini inançlarında toplumsal cinsiyetin de ne denli belirleyici olduğunu gösterir.

Şamanizmde erkeklerin öne çıkmasındaki en önemli sebeplerden biri, şamanların ruhsal dünyaya geçiş yapma ve doğa ile iletişim kurma becerisini erkeklerin daha iyi gerçekleştirdiği inancıdır. Kadınlar ise daha çok toplumun sosyal ve kültürel yapısını şekillendiren figürler olarak rol almışlardır. Türkler’de kadınlar, dini ritüellere katılmakla birlikte, bu ritüellerde genellikle daha destekleyici bir rol üstlenmişlerdir.

Farklı Kültürlerden Örnekler ve Düşünmeye Davet

Şamanizm ve Paganizm gibi inanç sistemleri, yalnızca Türkler’in değil, dünya çapında birçok toplumun kültürlerinde iz bırakmıştır. Mesela, Asya’daki birçok yerli topluluk, Şamanizm’i yaşamlarının ayrılmaz bir parçası olarak kabul ederken, Batı’da Paganizm, doğa ile barışçıl bir ilişki kurma amacı gütmektedir. Paganizm ve Şamanizm’in benzerliğini ve farklarını ele alırken, bir toplumun inançlarının nasıl şekillendiğini ve bu inançların toplumsal yapıyı nasıl etkilediğini sormak önemlidir.

Düşünmekte olduğunuz bir soru şu olabilir: Türkler’in şamanist geçmişi, günümüzdeki halk inançlarıyla nasıl bir bağ kuruyor? Veya Paganizm ve Şamanizm’in birbirine benzeyen ve farklı yönleri, günümüzdeki toplumsal yapıları nasıl etkiler?

Kaynaklar:

*Berkes, N. (1979). The Development of Secularism in Turkey.

*Shneider, L. (2006). Shamanism and Paganism in the Turkic World.
 
Üst